Japon Edebiyatına Giriş Man’yoshu 2: Tabiat


Yazar: Dr. Naoki Yamamoto

Çeviri: Merve Yiğit


2. Tabiat


天の海に 雲の波立ち 月の船 星の林に 漕ぎ隠る見ゆ

Ameno umi ni kumo no nami tachi tsuki no hune hoshi no hayashi ni kogi kakurumiyu


Sonsuz gök denizinde,

Beyaz bulut köpüklerini ve yıldızlar ormanında saklı, denizin ortasında kürek çeken

ayı görebiliyorum


Doğu Asya’da “rüzgâr, çiçek, kar, ay” anlamına gelen “風花雪月” (Fu ka setsu getsu) diye bir kelime vardır. Her biri ayrı mevsimin güzelliğini temsil edecek şekilde; rüzgâr yazın, çiçekler baharın, kar kışın ve ay sonbaharın işaretidir. Sonbahar gecelerinde gökte ışıldayan ay, Japonlar için izlemesi en keyifli sahnedir. Modernizasyonla birlikte şehrin her yerine önce gaz lambaları ve nihayetinde elektrik lambası yerleştirilince, gökyüzü zifiri karanlıktan başka bir şey değilmiş gibi görünmeye başladı. Fakat elektriğin olmadığı dağ başına çıktığınızda, gece göğün nasıl da dünyanın en renkli ve parlak yeri olduğunu görürsünüz. Ay ve gece gökyüzü, Japonların binlerce yıl öncesinden farkına vardığı gibi, gerçek bir renk krallığı ve ilham kaynağıydı. Yukarıda yer alan şiirde şair, gökleri denize, bulutları dalgaya, ayı kayığa, yıldızları ormana ve ayın hareketini bir geminin yol alışına benzetmektedir. Böylesi hayat dolu ve kıpır kıpır hayal gücüyle yazılmış bir şiirin 1,300 yıl öncesinde yaşamış birine ait olduğuna inanmak zor! Man’yoshu’daki diğer bir önemli motif de “aydaki adamdır.” Şiirde şöyle geçer:



天の海に 月の船浮け 桂楫 かけて漕ぐ見ゆ 月人をとこ 

Ameno umi ni tsuki no hune kake katsura kaji kakete kogu miyu tsuki hito otoko


Gök denizinde ilerleyen ay teknesini görüyorum, onu bir adam kullanıyor

defne ağacından yapma kürekleri çekerek.


Bu şiirde yer alan defne imgesini anlayabilmek için eski Çin efsanesini bilmek gerekir. Kadim Çin inancına göre, ayda yetişen büyük bir defne ağacı vardı ve o ağacın altında yaşayan bir adam durmadan defneyi kesmeye çalışırdı. Mamafih ağaç kesildikçe tekrar büyür, lakin adam ağacı kesme çabasından yine de vazgeçmezdi. Bir zamanlar simya öğrencisi bu adam, yaptığı hata yüzünden sonsuza dek ayda mahkûm edilmişti. Fakat ne amaçlamış ve neyi yanlış yapmış olabilirdi ki? İstediğini elde edemeyen aydaki adam, aşka kavuşamayan bir kalbin ıstırabına işaret ediyor olabilir. Ay ise aşkın sembolüdür; görünen ama elde edilemeyen.


目には見て手には取らえぬ月の内の楓(かつら)のごとき妹をいかにせむ

meniwa mite teniwa toraenu tsuki no uchi no katsura no gotoki imo wo ikani semu


Aydaki akçaağaç gibisin, gözümün gördüğü ama elimin tutamadığı

Kendimi sana nasıl sevdirebilirim?


Ay daima nasıl da güzel parlar ama ona ulaşmak mümkün değildir. Elimiz sudaki yansımasına değebilir lakin o da yalnızca bir illüzyondur. Bu şiir, sevdiğini ayda yetişen akçaağaca benzeten, ne kadar can-ı gönülden arzularsa arzulasın ona asla kavuşamayacak olan bir adamın içine düştüğü aşkı anlatıyor. Evet bu şiir, acı çeken ve aşkının akıbetini merak eden adamın duygularını dile getiriyor.


1"Sonbahar otları, çiçekler ve ay", Ohara Koson.

1"Sonbahar otları, çiçekler ve ay", Ohara Koson.





閲覧数:206回1件のコメント

最新記事

すべて表示